Arama

Duyurular

Tüm Duyurular

Kanûnî’nin kalbi Sigetvar’da atmaya devam ediyor! - Hasan Eren Ulu

Türkiye Gazetesi - Makale

Türkiye Gazetesi  - 26.01.2016

http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/hasan-eren-ulu/589872.aspx

Kanûnî’nin kalbi Sigetvar’da atmaya devam ediyor!

Hasan Eren Ulu

Mehmet Emin Yılmaz, İstanbul Fetih Cemiyeti tarafından yayımlanan “Sigetvar’da Türk Mîmârîsi” başlıklı yeni kitabında; Kanûnî’nin son seferinin izini sürerek Sigetvar’daki Türk varlığının peşine düşmüş. Kitapta, 123 yıl süren Osmanlı egemenliğinde Sigetvar’a vurulan Osmanlı mührü ile hayâtını burada kaybeden Kanûnî Sultan Süleyman’ın kalbinin gömülü olduğu makam türbesi üzerinde çalışmalar yer almakta…

Sultan Süleyman 1520 yılında Osmanlı tahtına çıktıktan sonra; kargaşa içinde bocalayan Avrupa’yı Türk siyasal birliği içinde eritmek için Viyana’ya kadar ulaşmaya çalışmış fakat başarılı olamamıştır. Zihni berrak, kalemi kıvrak, tam bir İstanbul hanımefendisi olan Sâmiha Ayverdi; bu seferlerin basit bir toprak kazancı anlamına gelmediğini ifâde ederek fethin ardından kurulan Türk idâresine dikkat çekmek amacıyla, bu yönetim tarzına “Türk patronajı” demektedir. Buna göre saltanat merkezi İstanbul’a sıkı sıkıya bağlı olan yönetici kadro, halkın huzuru ve mutluluğu için gece gündüz demeden çalışmak zorunda kalırken bir yandan da başkent tarafından sıkı bir şekilde tâkip edilmekteydi.

Yarım asra yakın Osmanlı tahtında oturan Kanûnî Sultan Süleyman, bu süre içinde 13 sefere çıkmıştır. Onun son seferi de tıpkı ilk seferi gibi Macaristan’a olmuş; fakat hayâtı pahasına çıktığı bu son seferde, Sigetvar Kalesi’nin alındığını göremeden 1566 yılında vefât etmiştir. Hammer; Kanûnî’nin vefât etmeden hemen önce Sokollu Mehmed Paşa’ya “Bu ocak hâlâ yanmakta devam edecek mi? Muzafferiyet davulu hâlâ sesini işittirmeyecek mi?” diye çıkışarak bir an önce Sigetvar Kalesi’nin ele geçirilmesi tâlimatını verdiğini yazmaktadır. 

 

 http://www.turkiyegazetesi.com.tr/images/ckfiles/images/1(106).jpg

Kalenin kapılarının Osmanlı askerine açıldığını göremeyen bu kudretli pâdişâhın ölüm haberi; askerin cesaretinin kırılmaması, herhangi bir karışıklığa meydan verilmemesi amacıyla Sokollu Mehmed Paşa tarafından gizlenmiştir. Bu yüzden pâdişâhın kalbi ve iç organları otağına defnedilmiş, cesedi de çürümesinin engellenmesi için tahnit edilmiştir.
Sigetvar bataklık üzerindeki adalara kurulmuş olan ve birbirlerine asma köprülerle bağlı olan üç kaleden oluşmaktaydı. 123 yıl süren Osmanlı egemenliğinde buraya 63 mîmârî eser kazandırılmasına rağmen ne yazık ki günümüze bunların çok az bir kısmı ulaşabilmiştir. Yitip giden bu eserler arasında Kanûnî Sultan Süleyman’ın kalenin dışında yer alan "makam türbesi" de bulunmakta…

 

 http://www.turkiyegazetesi.com.tr/images/ckfiles/images/6(38).jpg
1678 târihli Sigetvar Gravürü

 

1912 yılında Osmanlı Devleti’nin Budapeşte Başkonsolosu olan Fahreddin Bey görev yaptığı süre içerisinde Macaristan’daki Türk eserleriyle yakından ilgilenmiştir. Sigetvar’daki izlenimlerini de kaleme alan Fahreddin Bey, Kanûnî’nin kalbi ile iç organlarının Türbek diye isimlendirilen yerde gömülü olduğunu ve buradaki makam türbesinin bakımsızlıktan harap olduktan sonra Katolik rahipler tarafından kiliseye dönüştürüldüğünden bahsetmiş ve “O büyük pâdişâhın mübârek kabrini olduğu gibi terk etmek, asırlarca aramamak, orada bir memur görevlendirmemek, türbenin tâmirine yardımcı olmamak acaba affedilecek kabahatlerden midir? En büyük pâdişâhlarımızdan birinin kalb-i pâki bir kilisede medfun olsun, o büyük pâdişâhın türbesi kiliseye dönüştürülsün de bundan Osmanlının haberi olmasın! Ne büyük vefâsızlık!” diyerek hayretini dile getirmiştir. Başkonsolos bu yakınmayla yetinmemiş, Türbek Kilisesi’nin içinde kazı çalışması yapmak için Piskopos Monsinyor Kont Ziçi nezdinde girişimlerde bulunarak kilise içinde kazı yapmak üzere izin almış olmasına rağmen maddî imkânsızlıklar nedeniyle ne yazık ki bu çalışmayı başlatamamıştır. Neyse ki Fahreddin Bey’in sitemkâr cümlesi, aradan geçen bir asrın ardından duyuldu da harekete geçildi.

Kanûnî’nin 500. doğum yılı anısına Sigetvar’da Macar-Türk Dostluk Parkı 1994 yılında açılmış; 2012 yılında da TİKA ile Sigetvar Belediyesi arasında imzalanan bir protokol ile Sultan Süleyman’ın Sigetvar’daki "makam türbesi"nin bulunması için çalışmalara başlanılmıştı. Geçen aralık ayında, Kanûnî’nin kalbinin defnedildiği makam türbesinin bulunduğuna dâir haberler basına yansımasına rağmen özellikle Türk tarafınca bu çalışmalara ihtiyâtla yaklaşılmıştır. 2016 yılı Kanûnî’nin vefâtının 450. yıl dönümü olduğundan makam türbesinin bulunması için çalışmalara hız verilmiş durumda.  

Mehmet Emin Yılmaz; Evliyâ Çelebi’nin Seyahatnâme’de verdiği bilgiler ile Pal Esterhazy’nin 1664 târihli türbe plânına göre; içinde câmi, türbe ve tekkenin bulunduğu “Türbe Palankası”nın üç boyutlu çizimini yapmıştır. Darısı türbenin yerinin bulunup “Kültür Merkezi” olarak ihyâ edilmesine...
 

http://www.turkiyegazetesi.com.tr/images/ckfiles/images/5(42).jpg

Sigetvar Türbe Palankası Restitüsyon Denemesi

Not: Yazıda kullanılan görseller Mehmet Emin Yılmaz arşivinden te’min edilmiştir.

İstanbul Fetih Cemiyetinin Resmi İnternet Sitesi
İstanbul Fetih Cemiyeti, Bakanlar Kurulunun 3/11614 sayılı kararnamesi ile "Kamu yararına çalışan dernek" olarak kabul edilmiştir.